(adır- “ayır-“ fiilinden) ayrı.
Kaynak: YILDIZ, O. (2017). Mirza Cihânşâh Hakîkî’nin Dili Üzerine Notlar. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 17(2), 195.

"Çevrim İçi Eski Türkçe Sözlük" sizlere Orhun (Göktürk), Uygur ve Karahanlı Türkçesinin söz varlığını sunan bir sözlüktür.
(adır- “ayır-“ fiilinden) ayrı.
Kaynak: YILDIZ, O. (2017). Mirza Cihânşâh Hakîkî’nin Dili Üzerine Notlar. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 17(2), 195.
ayırmak, seçmek.
Kaynak:
K. Röhrborn, W. Bang’ın adır- fiiliyle ilgili, *ad- ‘ayırmak, ayrılmak, ayırt etmek, bölmek’ fiilinin ettirgen hâli olduğu görüşünü andıktan sonra fiille ilgili örnekleri sıralar (Röhrborn, 1977, s. 52). T. Gülensoy, ayır- fiiline ‘bölmek, birbirinden uzaklaştırmak’ anlamını verir ve ET karşılığının adru- ‘ayırmak, seçmek’ olduğunu ifade eder (Gülensoy, 2007, s. 94-95). Ayrıl- bahsinde ise, kelimenin ET’de (a)dr(ı)l- şeklinde olduğunu ve adrı ‘ayrı’ kelimesine +l- isimden fiil yapım ekinin eklenmesiyle oluştuğunu belirtir (Gülensoy, 2007, s. 96).
KARAMAN, A. (2019). YENİSEY YAZITLARINDA GEÇEN adrıl-seçlin-İKİLEMESİ ÜZERİNE. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten, (67), 7-26.
Sanskritçe bir kelime olup “güneş” anlamına gelir.
açık, sarih.
Aynı zamanda kelime Eski Türklerdeki bir mektup türüne verilen addır.
Kaynak ve örnek metin
(…) belgülüg adırtlıg ve açuk adırtlıg (Kaya, 1994: 104-178) ikilemelerindeki adırtlıg ifadesi “açıklık, belirlilik” olarak anlamlandırılabilir. Tek örneği eski Uygurca bir mektupta geçen adırtlıg bitig, doğal olarak “açıklayıcı mektup, izah mektubu” olarak düşünülmelidir. Dolayısıyla ifadenin yer aldığı mektuptan anlaşıldığı gibi belirli bir konuda yazılmış bir mektubun yine o konuda tekrar daha açıklayıcı ve ayrıntılı halde yazıldığı tür olarak adırtlıg bitig terimi kullanılmıştır: …biziŋe bir adırtlıg bitig ıdın… (Hamilton, 1986: 126) “Bize bir açıklayıcı mektup gönderin [KA].” (…)
AZILI, K. (2019). ESKİ TÜRKLERDE MEKTUP/MEKTUPLAŞMA KAVRAM ALANINA AİT” BİTİG” LER ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER. Turkbilig/Turkoloji Arastirmalari Dergisi, (37), s. 18.
Kaynak (çeviri): adırtla-n “seçilmek, özel olarak gözlem altında tutulmak” (EW585) < adırtla– “ayırt etmek; analiz etmek ”(EW429)
Orijinal kaynak: adırtla-n “to be singled out, to be under special observation” (EW585) < adırtla “to distinguish between things; to analyze” (EW429)
Lim, A. K. (2008). On the central meanings of Old Turkic cognitive categories-Xk-and-Xn. Turkic Languages, 12(2008), s. 5.
ayırt etmek, ayıklamak; analiz etmek.
Kaynak (çeviri): adırtla-n “seçilmek, özel olarak gözlem altında tutulmak” (EW585) < adırtla– “ayırt etmek; analiz etmek ”(EW429)
Orijinal kaynak: adırtla-n “to be singled out, to be under special observation” (EW585) < adırtla “to distinguish between things; to analyze” (EW429)
Lim, A. K. (2008). On the central meanings of Old Turkic cognitive categories-Xk-and-Xn. Turkic Languages, 12(2008), s. 5.
adır- “ayır” fiilinden türeyen bir isim olup “fark” anlamında kullanılmaktadır.
Kaynak: Clauson, G., & ÖZALAN, U. (2007). Türkçede Sekizinci Yüzyıldan Önce Kullanılan Ekler. Dil Araştırmaları, 1(1), 192.
öteye beriye.
Kaynak: Gabain, A. V. (2007). Eski Türkçenin Grameri. Ankara: TDK Yayınları, s. 259.
Mesut ŞEN’in kelime ile ilgili açıklaması şöyledir:
Adınçıġ kelimesi Köktürk Türkçesinden itibaren ‘bambaşka, emsalsiz, çok değişik, seçkin, hayrete şayan, fevkalade’ anlamlarında sıfat görevinde kullanılmaktadır (KTG: 12, AY 36/20, Mayt 16/8). Ancak kelimenin gerçek anlamı ‘hayrete şayan, şaşırtıcı’ olmalıdır. Çünkü kelime, ‘değişmek; ayırmak, ayrılmak’ anlamlarının yanı sıra ‘hayret etmek, şaşmak’ manasına da gelen adın- fiilinin türevidir: Ol sawıġ işidip üstün teñri altın yalañuk muñadur adınurlar. “Bu sözleri işitince yukarıda tanrılar, aşağıda insanlar hayret ederler, şaşarlar.” (Mayt 47/12) Buna göre adınçıġ kelimesi, adın- fiilinden türetildiğini farz ettiğimiz *adınç ismine +sIg isimden isim yapma eki getirilerek elde edilmiş olmalıdır: adınçıġ < ad-ın-ç+sıġ. Adınçıġ kelimesi ile aynı yapıda başka örnekler de bulunmaktadır: aķlançıġ < aķ+la-n-ç+sıġ ‘nefret edilen, kötülenen’ (ETŞ 10/41), amrançıġ < *amur+a-n-ç+sıġ ‘sevimli, cana yakın’ (AY 681/18), ķorķınçıġ < ķorķ-ı-n-ç+sıġ ‘korkunç, korkulan şey’ (Mayt 68/7), küsençig < küse-n-ç+sig ‘arzu edilen, istenen’ (AY 120/6), ulınçıġ < ulı-n-ç+sıġ ‘dolambaçlı’ (AY 122/20), yarsınçıġ < yar+sı-n-ç+sıġ ‘iğrenç’ (AY 122/20) gibi. Eski Türkçe metinlerde bir de ‘başka, başka türlü’ anlamına gelen adınsıġ (AY 62/7) kelimesi bulunmaktadır. Adınsıġ kelimesi, önceleri adınçıġ kelimesinin fonetik varyantı gibi görülürken (Gabain 1988: 48, 80n), diğeri ile arasındaki anlam farklılığından hareketle, ‘başka’ anlamındaki adın edatından yine +sIg eki ile türetilmiş ayrı bir kelime olduğu iddia edilmiştir (Hamilton 1998: 88).
ŞEN, Mesut (2008). MİKTAR ZARFI OLARAK KULLANILAN KELİMELERE LENGÜİSTİK BİR BAKIŞ. Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten, 56(2008/2), 111-112.
ayırmak.
adır- (<a-d*-ı-r-): Ayırmak. abuşqa bolmış atamdın aḍırdılar. “yaşlı olmuş atamdan ayırdılar.”
SEVİNÇLİ, V. (2018). “A-” FİİLİ VE TÜREVLERİ. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (BUSBED), 8(15), 405.
Not: Türkiye Türkçesinde bu kökten türeyen ayrılmak vb. kelimelerde d>ḍ>y gelişimi görülmektedir.