baġar ~ baġır

karaciğer, karın; dost, akraba (Gabain, ETG: 266)

“Baġır” kelimesi “göğüs” anlamını ifade eder. Kelime Eski Türkçede “baġır” veya “baġar” şeklindedir (Tokat, M. (2015). Fığla Bardağı Ve Yapımı Teke Yöresi Sempozyumu, 94-06 Mart, 2015, Burdur, Bildiriler Kitabı Cilt 1, 489-495.)

Teymurlu’nun açıklaması: Bu kelimenin birinci anlamı Azerbaycan Türkçesinin Gence, Kürdemir, Gah, Gazah, Mingeçevir, Şeki, Şemkir, Şuşa diyalektlerinde “karaciğer” anlamında kullanılıyor: – “Bağır kavavı yaxşı olur” ( Şeki ); “Qoyunun bağrınnan yaxşı kavaf yedix; Ürəxdə olsa öldürər, öhvədə olsa öldürər, bağırda olsa öldürməz, zayıf olar” ( Gazah ). (ADDL, 2007: 35) Bağır kelimesinin ikinci anlamı Ağdam, Celilabad, Füzuli, Kürdemir, Guba, Şeki diyaletklerinde – “yürek, kalp” şeklindedir:- “Qorxudan unun bağrı yarıldı “( Guba ); “İstidən bağrım çatdadı.” ( Şeki ). (ADDL, 2007: 35) Eski Türkçede baγur şeklinde kullanılmış. Uygur dilinde bağir şekline rastlanır. (Gadjiyeva, 1979: 61) Türkiye Türkçesinin edebi dilinde bağır: ” 1. Karaciğer. 2. Göğüs, kucak 3. Kalp, yürek 4.İç, ön, orta. 5. Orta kısım ( ok, yay ve dağ’da)”anlamlarını içerir. (BTS, 1994:100) Örneğin; 1. Ciğer: Of of kemirir bağrımı of ince hastalık (Orhan V. Kanık). 2. Göğüs, sine: Bağrı çıplak, yalın ayaktı (Yakup K. Karaosmanoğlu).3. Yürek, kalp, gönül: Bağrımda bir çalkanış, bir coşkunluk var (Refik H. Karay). (MBTS, C.I, 2006:255) Eski Türk dilinde bağır sözcüğü “1. Göğüs, ciğer, sine. 2. Akciğer. 3. Karaciğer. 4. Yürek.” anlamlarında kullanılmıştır.(YTS, 1983:22) Türk kökenli bagır (böğür, göğüs boşluğu)dan bağır kelimesi oluşmuştur. (TDES, 1998:64) [Teymurlu, Z. (2010). Azerbaycan dili diyalektlerinde ve Türk edebi dilinde kullanılan ortak kelimeler.]

Güven’in açıklaması: Baġır: [A: serb-L: viscera] bağır ; ciğer, bağırsak gibi vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı DK(ciğer-ğöğüs)57; KK 52; KGn (karaciğer) 448; DLT 53, (karaciğer) 59; TLS[AT(köks), BT(kükräk), KkT(kevde-kökirek), KzT(kökürök),
ÖT(kökräk), TT(kükräk), TnT(kükrek), UT(mäydä- kökr beyin k) ] 44; Eski
Türkçeden itibaren yazılı belgelerle takip edebildiğimiz bağır [baġar>baġır(:
karaciğer) ile baġır (:göğüs, akraba, karın)] karşılıklarındaki (Caferoğlu 1993:20)
kelimenin, anlam genişlemesi yoluyla bugünkü ses ve anlamında kullanıldığını
düşünüyoruz. (Güven, M. (2008). Kitâbü’l-Müntahâb Fi’t-Tıbb’daki Türkçe Organ Adları. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi1(23), 111-135.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.