açınmaḳ

Açınmak, açılmak; beslemek [seçe tut bularıġ sen adra öŋi/aġırla açınġıl kör asġı teŋi (KB 5914)]

açılmaḳ

Açılmak [muŋar meŋzetü keldi şâ‘ir sözi/okısa açılġay oḳıġlı közi (KB 412)]

açıġlı toduġlı

Mecazen insanın acziyetini anlatmak için kullanılır. Gerçek anlamı “acıkan ve doyan”dır. [açıġlı toḍuġlıḳa ḳılma tapuġ negüke ḳılur sen tapuġḳa butuġ (KB 3753)]

açıġ

1. kızgınlık. 2. acı. [süçig bu tatıġlıġ tiriglik künüm tatıġsız ḳılur aḫır açıġ ölüm (KB 3587)] 3. hediye. [aḳırladı ilig bu ay toldını açıġ birdi elgin tilin ögdini (KB 1035)]

açari

Skt. Hoca. [samtso açari yarınḳı kün kel … (Hsüen Tsang Biyografisi V5-2)]